Amerikan tarihi, geçmişte sayısız kez siyahi vatandaşların gasp edilmesi ve siyahi vatandaşlara eziyet edilmesi konuları ile gündeme gelmiştir. Amerika çoğu kez kendi vatandaşlarına olan bu yaklaşımlarını göz ardı ederek, diğer ülkelerdeki ırkçılık faaliyetlerinin engelleyici görevini üstlenme yoluna gitmektedir. Ancak tarihte, birçok siyahi vatandaşın ve çocuğun beyaz Amerikan vatandaşları tarafından katledildiği belgelerle desteklenen gerçek bili durumdur. Amerika şimdilerde içinde bulunduğu refah içindeki barışçıl toplumun sağlanması için kanlı imtihanlardan geçmiştir. Ancak siyahi vatandaşlar hak ettikleri özgürlük ve hakları olması gerektiği gibi almayı başarmışlardır. Bu devrimlerin gerçekleştirilmesi mutlaka bir lidere ihtiyaç duymaktadır. Amerika’da, siyahi vatandaşlara yönelik ırkçı ve şiddet içeren yaklaşımların yavaş da olsa ortadan kalmasına öncülük eden Mantin Luther King kimdir ve hayatı nedir yazımıza konu olacaktır. Amerikan tarihinden bu sayfalara ait anılardan bahsedeceğimiz yazımızda, King ile ilgili ayrıntılı bilgiler edinebilmeniz mümkün olacaktır.

Martin Luther’in Okul Hayatı

Mantin Luther King yaşamıAtlanta’da doğmasıyla ve büyümesiyle başlamıştır. Erken yaşlardan itibaren okulda yüksek bir diploma notuna ulaşarak gelecekte ne kadar başarılı olacağının sinyallerini vermiştir. İsmi doğduğunda Michael olan ve sonradan değiştirilen King, ideolojisinin temellerinin liseden sonra gitmiş olduğu kolejde atmıştır. O dönemde kolejde rektör olan BenjaminMays Luther King ’in tüm amaçlarına ışık tutmuştur. Benjamin Mays aynı zamanda bir yurttaş hakları lideridir. Okumuş olduğu kolejin sosyoloji böümünden mezun olan King daha sonra okumuş olduğu üniversitenin teoloji bölümünden birincilikle mezun olmuş ve yüksek lisansını da sistematik teoloji üzerine gerçekleştirmiştir. Tüm bunlar olurken, Amerika şiddetli ırkçı faaliyetler ile çalkalanmakta ve Mantin Luther King ileride çocuklarının derilerinin rengi sebebiyle değil de kişilikleri ile yargılanacakları bir dünyanın, bir ülkenin hayalin kurmaktadır. Nitekim bu konuda bazı olayların patlak vermesi ile King ‘in hayallerine kavuşabilmesi mümkün olmuştur. King evlendikten sonra 4 çocuğu meydana gelmiştir. Çocuklarının hepsi de babalarının sağlam ideolojisinin temelleri üzerine kurulu yoldan yürümüş ve Amerika’nın bugünkü durumuna kavuşmasında öncülük etmişlerdir. Martin Luther King ‘in hayatının bu kısmı daha durağan geçerken, hayatının geri kalan kısmını çok daha aktif bir şekilde geçirmiştir.

Martin Luther’in Siyasi Hayata Başlangıcı

Martin Luther Kingbiyografisine Amerikan yurttaşlık lideri, olma yolundaki rolü, bir kilisenin pastörü olması ile devam etmiştir. King 24 yaşında kilisenin pastörü olmuş ancak, JimCrow yasaları gereği, yerini bir beyaza bırakması istenmiştir. King buna karşı çıkması ile birlikte tutuklanmış ve serbest bırakılmasından sonra olaylar her geçen gün daha da şiddetlenmiştir. Kingtutukluluk süresinin bitmesinden sonra bir otobüs boykotu başlatmıştır. Boykot 350 günü aşkın bir süre devam etmiştir. Boykotun bu kadar uzun süre devam etmesi ile birlikte işler iyice çığırından çıkmış ve Martin Luther Kingtekrar tutuklanmıştır. Bununla birlikte, boykot sırasında, Amerikan yurttaşlık liderinin evi de bombalanmıştır. Bu olaylardan sonra Kiliselerin birleşmesinde önemli bir katkıda bulunmuştur. Güney haklarının yeniliklerinin başlamasında bir reforma öncülük etmiş ve 1957’de Güney Hristiyan Liderlik Konferansı’nın kuruluşunu sağlamıştır. Martin Luther King siyahlar ve beyazlar arasındaki eşitliği isteyen ve bu davayı savunan, karşılarında en sağlam duran kişilerden birisi olmuştur.

Eşitlik İçin Verdiği Mücadeleler

1961 yılında Martin Luther King Amerika’nın gizli ajan servisi FBI tarafından takip altına alınmıştır. İnsan hakları için başlattığı hareket ve liderliğini yaptığı bu olaylardan baskıcı bir kuvvet tarafından bırakılması istenmiştir. Şiddete dayanmamış gösterilerin düzenlenmesini sağlamıştır. Bu protestolar konusunda amaç medyanın dikkatini çekip topluma duyurmaktı ve amaçladıkları gibi de oldu. Televizyon ve gazetelerden yayınladıkları King’in yazılarıyla bir çok kişinin desteğini almıştır. İnsan hakları konusundaki başlattığı hareket sonucunda 1960’lı yıllarda Amerikan’nın gündem konusuna oturmuştur. Martin Luther King sözleri dinlenen ve bu konuda liderlik yapmış bir kişidir. Martin Luther 1963 yılında da Özgürlük ve İş için Washington’a yürüyüş adında bir etkinlik düzenledi ve o dönem Amerikan’nın başında olan başkan John F. Bu yürüyüşe karşı çıkmıştır. Philip Randalph, James Farmer, John Lewis ve buna katkıda buna bulunan kişiler tarafından oluşturulan yürüyüşe önderlik etmiştir. Ancak amacından sapmasından korktuğundan dolayı bunu iptal etmek istedi ancak üyeler tarafından bu reddedilmiştir. Washington’a yapılacak olan bu yürüyüşte Amerika’nın güneyinde yaşayan siyah vatandaşların istekleri ve şikeyetleri dinlenecek ve daha sonra başkent olan Washington’da bir konuşma ile bu devlete bildirilecekti. Başkanın tepkisinden korkulduğu için pasif bir durum izlenilmek zorunda kalındı. Siyasi savunucuların haklarını savunan Malcom X, istenilen tüm hakların olmadığını düşündüğü için bu yürüyüşe Washington’da Saçmalık olarak adlandırdı.

Sonlara Doğru

Bu yürüyüşe çok farklı etnik gruplardan 250.000 kişi katılmıştır. Washinton Lincoln Anıtı önünde konuşmasını gerçekleştirdi ve bu tarihin en kalabalık topluluğu oldu. Konuşmasının adı ise I have a dream yani bir hayalim vardır. Bütün bu direnişler ve yaptığı çalışmalar sonucunda 1964 yılında Vatandaş Hakları Kanunu(CivilRightsAcy of 1964) ve 1965 yılında ise Oy Hakkı Kanunu’nu( VotingRightsAct of 1965) Amerika Yasasına sokmayı başarmıştır. Martin Luther King konuşması, İnsan Hakları konusunda yaptığı çalışmalar ile kafalardaki önyargıyı kırmayı başarmış ve şiddet içermeyen tutumu sayesinde 1964 yılında Nobel Barış Ödülü sahibi olmuştur. Bu ödülün sahibi olan en genç kişi olarak adını tarihe yazdırmıştır. Martin Luther King daha yaptığı birçok konuşmada Amerika halkının siyah vatandaşlara uyguladığı maddi ve manevi baskı sonucunda tazminat ödemeleri gerektiğinden bahsetmiştir. 1964 yılında çıkardığı” Neden Beklemeliyiz” adlı eserinde kölelik nedeniyle alamadığı maaşların toplamı olarak 50 milyar dolarlık bir tazminatın 10 sene içerisinde ödenmesini konu olarak savunmuştur.

1966 yılında yapılan bu Siyah İnsan Hakları konusunda yaptıkları çalışmları yaymak konusunda uğraş verdiler. Daha sonra Albert Raby tarafından kurulmuş olan “The Chicago FreedomMovement” ismi altında toplandılar. Ancak bu yürüyüşler daha şiddetli şekilde bastırıldı ve durduruldu. Bu uygulamalar başarılı şekilde gerçekleştiğinden dolayı tarihe adını yazdırmıştır. Bu olaylar sırasında Amerika Birleşik Devletleri Vietnam ile savaşa girmiş bulunmaktaydı. Martin Luther bu savaşı “Hiç Adil Değil” konuşma başlığı altında konuşmasını yaparak eleştirmiştir. King güneyli olan Segregationists tarafından izlenmekteydi.Medyanın King hakkında yazdığı aleyhine yazdığı yazılar ile güneyliler galyana geldi. En son 4 Nisan 1968 yılında yaptığı Memphiste Lorraine Motel balkonunda konuşmasını gerçekleştirirken bir suikast sonucu öldürülmüştür. Ölümünden sonra ABD Başkanı L.Johnson ulusal yas ilan etmiştir. Cenazesine 300.000 kişi katılmıştır. Martin Luther King hayatının son bulmasına yardım eden suikastçi kaçmaya çalışırken havaalanında yakalandı ve tutuklandı. Daha sonra 99 yıl hapis cezası ile cezalandırıldı. The Times dergisinin son 100 yıl içinde en önemli kişiler listesinde 6. Sırada yer alarak hayatını amacını gerçekleştirmiş ve içi çok rahat şekilde huzura gözlerini kapamıştır. Martin Luther King gibi kişiler hayatlarında insanlara ve insan haklarına çok fazla katkı sağlamış hatta günümüze kadar gelmesinde emekleri çok büyük olarak adlarını tarihe yazdırmışlardır.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir